M.  Edip CAFANALI

M. Edip CAFANALI

cafanalı44@gmail.com

                   İKTİDARIN ANAHTARI

  

Geçenlerde sayın cumhurbaşkanı belediye başkanlarıyla yaptığı toplantıda “İktidarın Anahtarı Belediyelerdir” demişti.

    Birazcık geçmişi hatırımıza getirdiğimizde milli görüş düşüncesinin belediyelerde nasıl ete, kemiğe büründüğünü ve iktidarın kapısını araladığını hatırlarız. Cumhurbaşkanı  doğru söylemekte. Belediyelerle gelecek hizmet partiye oy olarak dönecek ve bu da iktidarın kapısını aralamaya vesile olacaktır.

    Peki pratikte. Şu bir gerçek ki belediyelerin bir çoğu hizmetten çok şikayet ve mağduriyet üretme merkezi haline geldiler. Plan ve projeleriyle toplumda bir sinerji oluşturamadılar. Ve bunun sonucunda bir çok belediye başkanının istifası istendi. Peki bu belediyeler nerede yanlış yapmışlardı? Her ne kadar istifaları istenmese de kısaca kendi yaşadığım şehirden bazı yanlışlara örnekler vermeye çalışayım.

     Birincisi yol çalışmaları.  O kadar uzun süren yol çalışmaları oldu ki artık gençler gelin arabasının arkasına “evliliğimiz belediyenin yol çalışması gibi olsun, hiç bitmesin” yazmaya başladılar. Esnaflar ve sokak sakinleri mağdur edildiler. Temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp halkın ve kamuoyunun gündemine getirilen kuzey ve güney çevre yolları bir türlü bitirilemedi. Trafik deseniz tam bir keşmekeşe döndü. Yapılan alt geçitler, bulvarlar fıkralara kötü bir malzeme oldu. Yeşilliği ve suyuyla övülen Malatya içler acısı bir duruma geldi. Su demişken İstanbul’la yarışan su faturaları aklımıza geliyor artık. Suyun yer altı kaynağından çıkmasına rağmen neden bu kadar fazla fatura ödediğini düşünüyor insanlar. Hele hele bir de faturada ki atık su bedeline ne demeli. Belediye suyu getirmek için bir ücret, getirdiği suyu götürmek için ikinci bir ücret kesiyor. Su faturalarında İstanbul’la olan  yarışı keşke şehre yapılan hizmette yapsaydık. İnsanlar suya sabuna dokunun , kirlenmek güzeldir reklamlarını korkarak izler oldu. Bir de size tavsiyem arızalar için MASKİ’yi aramayın. Hem yüksek meblağlı faturalar ödemek zorunda kalırsınız hem de itiraz ettiğinizde yiyeceğiniz fırça size kâr kalır.

      İstanbul’la yarışılan tek konu su faturaları değil. Bir de toplu ulaşım zamları var.15 Temmuzdan bir hafta önce belediye toplu ulaşıma hem zam yaptı hem de aktarmayı ücretli hale getirdi. Toplamda yapılan zam yüzde elli civarı. Böylece belediyemiz hizmetlerine bir yenisini daha eklemiş oldu. Öyle ki şimdiye kadar akıllarına gelmeyen indirimli kartlarda vize için 5 TL almayı ve maşti otoparkını ücretli hale getirmeyi keşfettiler. Öyle ya para gelsin ki vatandaşa hizmet etsinler değil mi? Yarın öbür gün yolda yürüme vergisini de keşfederlerse şaşırmayacağız. İnşallah belediyeden bir yetkili yazımı okuyup da fikrimi beğenip biz neden daha önce bir şeyi düşünemedik demez.

   Vatandaş bu kadar pahalı hizmetler alırken peki toplanan paralar yerinde ve tasarruf tedbirlerine riayet ederek kullanılıyor mu? Makam araçlarının çokluğu, lüx oluşu kafamıza takılıyor? Özel işlerde kullanılan resmi araçları görünce neden bir tedbir alınmıyor diye hayıflanmaya başlıyoruz.

     Diğer taraftan mide bulandırıcı yolsuzluk iddiaları var. Birileri ihraç edilmiş ama kamuoyunda ciddi bir bilgi kirliliği var. Kimse ne olmuş, ne bitmiş bilmiyor. Yetkililerin verdiği cevaplar kimseyi tatmin etmiyor.

     Rahatsız olunan başka bir konu da nerde bir açılış varsa belediye yetkililerinin oraya koşmaları. Çiğköfteci açılıyor bir belediye yetkilisi oraya çağırılıyor, telefoncu açılıyor bir belediye yetkilisi, giyim mağazası açılıyor yine bir belediye yetkilisi. Bazı isimler açılışlardan sorumlu belediye yetkilileri olmuşlar artık. Bazı belediye yetkilileri de ayda yılda bir çıkar katılır programlara. Bunlar daha ilginç. Başkanın yanında elleri belinde dolaşırlar. İnsanın, bu ne özgüven patlaması arkadaş diyesi geliyor.

       Elbette ki iyi çalışan, gecesini gündüzüne katan belediye  çalışanları da var. İltifat marifete

 tabidir düsturuyla hareket edersek bu arkadaşlar her türlü takdiri de her türlü güzel sözü de hak ediyorlar. Sayın cumhurbaşkanının bahsettiği iktidar  anahtarı da işte bu marifetlilerde.

      Bizlere düşen yapılan yanlışları söylemek ve uyarmak.  Bazen dilimizle, bazen kalemimizle.

      Selam ve dua ile…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Çok Okunanlar

EDİTÖR SEÇİMİ

SON DAKİKA

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom