Toplumlar yalnızca kanunlarla, kurumlarla ya da ekonomik göstergelerle ayakta kalmaz. Asıl belirleyici olan; yetişen neslin zihni, ahlakı ve istikametidir. Bugün üzerinde en çok durmamız gereken meselelerden biri de budur: Gençlerimizin ve çocuklarımızın önüne kimleri “örnek” diye koyuyoruz?
Rol model meselesi, basit bir hayranlık konusu değildir. Bir çocuğun yürüyüşü, konuşması, giyimi, dünyaya bakışı çoğu zaman hayranlık duyduğu kişiden izler taşır.
Televizyonda, sinemada, sahnede, spor alanlarında, sosyal medyada ve siyasette öne çıkan isimler; yalnızca kendi hayatlarını yaşamazlar. Onlar aynı zamanda milyonlarca gencin şuuraltına dokunur.
Şöhret mi, Şahsiyet mi?
Ne yazık ki son yıllarda şöhret ile şahsiyet arasındaki çizgi silinmiş durumda. Ekranlarda boy gösteren, milyonlara hitap eden kimi isimlerin; ahlaki zafiyetleri, sorumsuz tavırları ve kültürel kopuşları artık saklanamaz hale geldi. Aile yapısını hafife alan, milli değerleri küçümseyen, dini hassasiyetleri alay konusu yapan, kişisel menfaat uğruna her türlü savrulmayı meşru gören bir anlayış gençliğe nasıl örnek olabilir?
Bir rol model; yalnızca alkış topladığı için değil, duruşuyla güven verdiği için rol modeldir. Giydiği kıyafetle değil, taşıdığı karakterle örnek olur. Konuştuğu yüksek perdeden değil, sergilediği tevazu ile iz bırakır.
Bugün ise bir kısmı; magazin başlıklarında skandallarla, ahlaki çöküntülerle, çirkefliklerle anılıyor. Dün hayranlıkla izlenen bir isim, bugün gençlerin gözünde hayal kırıklığına dönüşebiliyor.
Peki böyle bir savrulma ortamında çocuklarımız hangi pusulaya bakacak?
Kültürel Kopuş ve Kimlik Erozyonu
Millet olmanın temelinde kültürel süreklilik vardır. Gelenek, inanç, tarih şuuru ve milli hasletler nesilden nesile aktarılır. Eğer rol model diye önümüze konulan kimseler bu bağları koparıyorsa, gençliğin zihninde kimlik erozyonu kaçınılmaz olur.
Dilini yozlaştıran, kendi kültürünü küçümseyen, Batı taklitçiliğini ilericilik sanan bir anlayış; özgüvenli nesiller yetiştiremez. Kendi değerlerine mesafeli duran bir kişi, gençlere sağlam bir istikamet çizemez.
Oysa gençlerimizin ihtiyacı olan şey; köklerinden beslenen, çağın imkanlarını bilen ama kimliğini kaybetmeyen şahsiyetlerdir. Hem dünyayı tanıyan hem de kendi medeniyetini sahiplenen bir denge…
Hakiki Örnekler Nerede?
Şu soruyu sormaktan kaçamayız: Ekranlarda gördüklerimiz mi gerçek rol modeller, yoksa sessiz sedasız vatanı için çalışan bilim insanları, öğretmenler, askerler, sporcular, sanatını ahlakla icra eden isimler mi?
Ne yazık ki çoğu zaman hak eden değil, dikkat çeken öne çıkarılıyor.
Gürültü yapan, kışkırtıcı söylemlerle gündem olan, sınırları zorlayan isimler daha fazla görünür kılınıyor.
Halbuki bu milletin bağrından çıkan, inancına, ailesine, vatanına bağlı binlerce örnek şahsiyet var. Fakat onlar manşet değil, çoğu zaman dipnot oluyor.
Gençliğe rehberlik edecek olanlar; kriz anında sorumluluktan kaçmayan, zor zamanda milletinin yanında duran, başarıyı kibirle değil şükürle karşılayan insanlardır.
Ailenin ve Toplumun Sorumluluğu
Rol model krizinin çözümü yalnızca medya eleştirisiyle olmaz. Aileler daha bilinçli olmak zorunda. Çocuklarımızın kimleri izlediğini, kime hayranlık duyduğunu, hangi fikirlerden etkilendiğini bilmek zorundayız. Okullar, sivil toplum kuruluşları ve kültürel yapılar gençleri gerçek değerlerle buluşturacak programlar üretmeli.
Gençlik boşluk kaldırmaz. Eğer biz o boşluğu doldurmazsak, başkaları doldurur.
İstikamet Sahibi Nesiller İçin
Bugün her zamankinden daha fazla; karakterli, inançlı, milli şuura sahip rol modellere ihtiyacımız var. Gençlerimiz; sahte ışıltılara değil, sağlam bir duruşa bakarak büyümeli. Başarıyı her yol mübah anlayışıyla değil, helal ve onurlu bir mücadeleyle öğrenmeli.
Unutmayalım: Bir milletin geleceği, gençliğinin hayranlık duyduğu isimlerin kalitesiyle doğrudan ilişkilidir.
Eğer biz çocuklarımıza vatanını seven, dinine bağlı, kültürünü koruyan, çalışkan ve ahlaklı insanları örnek göstermezsek; yarın kimlik arayışında savrulan bir nesilden şikayet etmeye hakkımız olmaz.
Rol model meselesi bir magazin tartışması değildir. Bu, istikbal meselesidir.
Ramazan Çağlar
Kaynak: Kapsam Haber