Basit Bir Şey Seçmek Değil, Vazgeçilmezmiş Bir Lüks Olmanın Yolu
Mehmet YILMAZ-KUANTUM DÜŞÜNCE MERKEZİ SANAL OKULU
Hiç düşündün mü insanların yaşamındaki yeri ne? Sen
arandığından hemen bulunan her işe koşan. Ama yokluğunu pekte fark
edilmeyen biri misin? Yoksa varlığıyla ortalama değer katan biri
misin? Fikirleri, düşünceleri ve projeleri ile önemsenen biri misin?
Gidişi ile büyük bir boşluk yaratacak o vazgeçilmez insan mısın? Belki
bir sorular canını sıktı. Ama hepsi misin ?hayatının bir döneminde
yerleştiği ve hayatının bir döneminde bunlarla yüzleştiği bir gerçek
budur.
İyi haber şu ki, bu denklemi değiştirme gücü tamamen
sendedir. Başkalarının hayatında gelip geçici bir kolaylık mı? Yoksa
yeri doldurulmaz bir lüks mü olacağına sen karar verirsin. Bugün
anlayacağın en önemli konuların içinde bu yer alacaktır.
Bu derin yolculukta CARL JUNG’UNUN insan psikolojisine
dair o eşsiz bakış açısından da ilham alarak basit bir seçenek
olmaktan çıkıp vaaz geçilmez bir lüks dönüşmenin anahtarları anlatmak
istiyorum. Bu noktadan kendimize bir yaşam dersi çıkarmak adına bu
kendi beğenmişlik ya da başkalarından üstün görme sanatı değildir.
Bu kendi öz değerini anlamak bu değeri etrafına doğru bir
şekilde yansıtmaktır. En önemlisi başkalarına sana nasıl davrandığı
belirleme sanatıdır. Haydi, seninle bir uzun, ince ve meşe katlı yola
çıkalım. Buna hazır mısın? Bu yol senin için sıkıcı gelebilir.
Zamanını bir hazine gibi konu, insanların, seni bir seçenek
olarak görmesinin en temel nedenin biri senin kendi zamanına değer
vermeme indir. Her çağrıldığında koşarcasına kendi önceliklerinden
vaaz geçiyorsan ve önceliklerini hiçe sayıyorsa, herkese evet diyorsan
evrene net bir cevap veriyorsun.
Oda şudur; benim zamanım o kadar kıymetli değildir. İşte sana
gerçek ve acı bir şey olan durum; sen kendi zamanına saygı duymazsan
başka hiç kimse saygı doymaz.
Düşünsene çok değerli antika bir köstekli saatin olsa onu
oraya buraya atar mısın? Yâda isteyen herkese verir miydin? Elbette ki
hayır. Onu özenle korurdun. Hak ettiği saygıyı gösterdiğin zamanda
tıpkı böyledir. Her saniyesi eşsiz ve çok kıymetlidir.
Geri gelmesinin mümkün olmayan bir zamandan söz etmekteyiz. Onu
nasıl kullandığın başkalarının seni nasıl algıladığını doğruda
belirler. Arada bir hayır demek seni nasıl algıladığını doğrudan
belirler. Arada bir hayır demek seni bencil yapmaz bilge yapar. Uzun
uzun açıklamalar yapmana gerek yok. Şuan yapamam başka öncelliklerim
vardır demek yeterlidir.
Bu cevap zamanına sahip çıktığını ve her an her kes için
müsait olmadığını gösterir. Zamanını değerlendirip korumaya
başladığında sihirli bir şey olur. İnsanlar sana daha fazla saygı
duymaya başlar. Seni önemsiz işler için aramazlar. Seninle
geçirdikleri anların kıymetini daha iyi bilirler. Lüks olmak ulaşılmaz
demek değildir. Lüks olmak zamanın değerli olduğunu ve takdir edilmeyi
hak ettiğini göstermektedir. Sınırlarını suçluluk duymadan çiz. İşte
çoğumuzun kabullenmekte zorlandığı gerçektir.
Hayır demek seni kötü bir insan yapmaz. Tam aksine net
sınırlar çizmeyi öğrenmek, başkalarına sana saygı duyması ve hak
ettiğin değeri vermesi için yapabileceğin en güçlü eylemlerden
biridir.
Dürüst olalım eğer her zaman her kes için orada san, her istenileni
yaparsan bile insanlar bir süre sonra seni kanıksar, sanki senin
zamanın enerjinin ve duyguların sınırsız bir kaynak mış gibi
davranırlar. Asıl olan öyle olmamasıdır. Sınırlar çizildiğinde sadece
kendini korumakla kalmazsın aynı şekilde diğer insanlara sana nasıl
davranmaları gerektiğini de öğretirsin.
Örneğin sende sürekli iyilik isteyen ama karşılığında bir
teşekkür bile etmeyen birine bir gün sana yardım edemem kendi işlerine
odaklanmam gerekiyor dediğinde ona önceliklerin olduğunu ve zamanın
saygıyı hak ettiği göstermiş olursun.
Yalan söylemeden, başlangıçta sınırlar koymak rahatsız olabilir.
Suçluluk hissedebilir veya birilerin kırılmasından endişe edebilirsin.
Ama kilit nokta şu; ana gerçekten değer veren biri sınırlarını onlar
ve onlara saygı duyar. Saygı duymuyorsa muhtemele doğru nedenlerle
senin yanında olmamıştır. Sınırlar bencillik değil öz sevgidir.
Başkaları kendine saygı duyduğunu gördüğünde onlarda sana saygı
duymaya başlarlar. Sözlerinle eylemlerin bir olsun. Çünkü mangalda
kül bırakmayan iş görmeden ortadan kaybolan kaç kişi gördük.
Bu durum saygı uyandırmaz. Tam tersine güvensizlik
yaratır. Tutarlı olmak, mükemmel olmak anlamına gelmez. Söylediğin
şeyin arkasında durmak ve onu bir niyetle yapmak demektir. Çok
basittir. Bir saatte orada olacağım dediysen o saatte orada ol. Bir
konuda yardım edeceğim dedinse yardımda bulun. İtibarını inşa eden
işte bu küçük ama anlamlı eylemdir. İnan ki pek çok insanın konuştuğu
kadar yaşamadığı bir dünyada güvenilir biri olmak seni otomatik olarak
özel kılar.
Tutarlılık sadece başkalarının sana olan güveni değil senin
kendine olan güvenini pekiştirir. Kendi kendine verdiğin sözleri
tuttuğunda kendine güvenebileceğini ispatlarsın. Bu özgüven konuşma
tarzına yürüyüşüne, insanlarla ilişkilerine yansır. Seni hak etmeye
kendini heba işte sana rahatsız edici ama bir o kader de gerekli bir
gerçek. Senin için parmağını bile oynatmayan insanlar için çabalamayı
bırak. Dürüst olalım ağzından zar zor bir teşekkür çıkan biri için kaç
kez kendini feda ve parçaladın? Sen dara düştüğünde sırra kadem
basan insanlar için kaç kez orada oldun?
Artık buna bir son vermenin zamanı geldi. Zamanını ve enerjini
ve ilgini sana değer vermeyenlere sunmaya devam ettiğinde gönderdiğin
mesaj açıktır. Sen hak etmesen de bile ben buradayım ve sana sert ama
gerçek bir şey söyleyeyim “Taş yerinde Ağırdır. “ bu söz tamda bunun
için söylenmiştir. Artık buna bir son vermenin zamanı geldi. Zamanı ve
enerjini ve ilgini sana değer vermeyenlere sunmaya devam ettiğinde
gönderdiğin mesajlar açıktır. Sen hak etmesen bile ben buradayım ve
sana sert ama gerçek bir şey söyleyeyim hiç kimse kendine verdiğin
değerlerden daha fazla değer vermez. bunu iki kez tekrar etmenin
nedeni bilinçaltına bu şekilde yerleşmesini istediğin içindir.
Eğer sen kendi zamanına ve enerjine paha biçmez sen
başkaları da onlara değer vermeyecektir. Bu bencil olman veya her
ilişkini kesip atman gerektiği anlamına gelmiyor. Bu bir an durum
kendine şu soruyu sorman gerektiği anlamına geliyor; bu insan benim
ona verdiğim her şeyi gerçekten hak ediyor mu? Cevabın hayırsa o
zamanına ve enerjine paha biçmez sen başkaları da onlara değer
vermeyecektir. Bu bencil olma ya da her ilişkini kesip atman gerektiği
anlamına gelmiyor. Bu bir an durum kendine şu soruyu sorman gerektiği
anlamına geliyor. Bu insan benim ona verdiğimi her şeyi gerçekten hak
ediyor mu? Cevabın hayırsa o zaman sınırlarını belirleme ve
önceliklerini yeniden düzenlenme vaktidir. burada da tekrar etmek
gerekiyor ki bilinçaltına yer etsin.
Unutma sen indirim satış bir ürünün değilsin. Kesmenin senin
çantada keklik görmesine izin verme. çünkü sen değerlisin.
Eğer biri sunduklarını takdir etmiyorsa bırak gitsin. Bırak
sen yokken neyi kaybettiğini anlasın. Enerjini gerçekten hak eden
insanlar yatır. İletişim sanattır. Bu ustalığa ulaşmalısın.
Kelimelerin enerjisine güvenmelisin. Kelimelerin muazzam bir gücü
vardır. Nasıl konuştuğuna yatırım yapmalısın. Ne anlatmak istediğini
iyi bilmelisin. Söylemek istediklerin ne anlamına geldiğine bak.
Söylediklerin ne kadar ağırlık ifade ediyor. Sözlerin ne kadar fark
yaratıyor. Bu alanda kendini iyi yetişilmelisin.
Bu konuda başkalarının ille de anlaması için seni anlamasına
enerji harcama. İlle de bir profesör gibi konuşmana gerek yoktur. Ne
konuştuğuna bak. Kendin için ne kadar net ve anlaşılır konuşuyorsun.
Kendine sor ve kendinden ne derece emin bir kişi olarak
konuşuyorsunuz. Yoksa her kullandığın kelimeden şüphe mi ediyorsun?
Ses tonun ne kadar etkilidir. Yoksa ver istediğin mesajları vermede
sıkıntın mı var? Yoksa izin ister gibi mi konuşuyorsun. Soru soruyor
mu konuşuyorsun. Sorun çoğu zaman ne söylediğimizde değil. Nasıl
söylediğimizdir. Güvenle konuşmak, bağırmak ya da kendini zorla kabul
ettirmek değildir.
Fikir ve düşüncelerini ne hakkında konuştuğunu bildiği
belli eden bir inançla aktarmaktır. İşte basit ama güçlü bir tavsiye
cevap vermede önce kısa bir an durakla o kısacık es sana düşünmek için
zaman kazandırır ve kelimelerine değer verdiğini gösterir. Her gün
kendine yatırım yap. Sana bir soru sorayım. Kendin üzerinde çalışmak
için gerçekten ne kadar zaman ayırıyorsun.
Kendin en iyi versiyonu olmak için bilinçli bir şekilde
zaman, enerji ve çaba harcamaktan bahsediyorum. Çünkü gerçek şu ki,
sen kendini gelişimine adamış değilsen başkalarının seni nasıl özel
bir olarak görmesini bekleyebilirsin. Önce kendin için bir lüks
olmadan başkaları için bir lüks olamazsın. Bu mükemmellik yâda
olmadığın bir olmaya çalışmak kendini tüketmekle ilgili değildir. Bu
kendine bilinçli bir şekilde özen göstermekle ilgilidir.
Kendine sor seni hedeflerine yaklaştıracak yeni şeyler
öğreneceksin veya öğreniyor musun? Fiziksel, ruhsal ve bedensel ilgine
dikkat ediyor musun? Yoksa zamanın yok yâda sonra yaparım gibi
bahanelerle her şeyi erteliyor muzsun? Sana gerçek ve önemli bir şey
söyleyeyim. Zaman sihirli bir şekilde ortaya çıkmayacak o alanı kendin
için yaratmalısın. Sessizliğin gücünü keşfet iyi dinle, her anı
kelimelerle veya açıklamalarla doldurmak zorunda değilsin. Sessizlik
bilinçli kullanıldığında muazzam bir gücü sahiptir.
İster inan ister inanma bazı insanlar yaptığın veya söylediğinin her
şeyi haklı çıkarmaya çalıştığını hissettikleri için seni daha az ciddi
arttırıyor alırlar. Sana sert ama gerçek bir şey söyleyeceğim.
Gereğinden fazla konuşmak, başkalarının seni güvensiz veya sürekli ona
yarıyor biri olarak görmesine neden olabilir. Sessizlikle barışık
olmayı öğrenmek soğuk veya mesafeli olmak demek değildir.
Bu başkalarına seni değerli bulması için her boşluğu
kelimelerle doldurma gerektirmediği anlamına gelmektedir ve
anlamaktır. Bazen en iyi cevap susmak da geçer. Düşünsene biri
gereksiz bir yorum yaptığında veya seni kışkırtmaya çalıştığında
anında tepki vererek ve mesajı vermiş olursun. Oysaki sakinliğini koru
tepki vermemeyi seçersen özgüven ve kontrolü yansıtırsın. Bu adeta
sana bir şey açıklamak zorunda değilsin. Çünkü kim olduğunu biliyorum
ve kendimle barışığım demektir.
Kalmak istemeyeni kovala yaşamında çıkıp gitsin. Biliyorum bu
canını yakacaktır. Canını bu durum yakabilir. Ama şunu duyman gerekir.
Eğer biri yaşamında kalmak istemiyorsa ve çıkmak istiyorsa bırak
gitsin. Ne kadar çabalarsan çabala ne kadar ikna etmeye çalışırsan
çalış orada olmak istemeyen birini kovalamak avucunda su tutmaya
çalışmak gibidir. Eninde sonunda gidecektir. Sen sadece yorgun
düşecektin. İşte en önemli kısım, hayatında olması gereken insanın
kovalanmaya ihtiyacı yoktur. Sen onu zorladığın için değil olmak
istediğin için orada olacaktır.
Çoğu zaman biri uzaklaştığında ilk tepkimizin ne pahasına
olursa olsun onu geri kazanmaya çalışmaktır. Ama bunu yanlış bir
mesaj gönderirsin. Ben olduğum gibi yeterli değilim. İyi hissetmek
için senin onayına ihtiyacım var. Sana net bir şey söyleyeyim; sen o
insanla yâda onsuz her halinle yeterlisin.
Gizemini koru, insan doğası gereği bilinmeyen şeye karşı çekim
duyar. Her şeyi ilk anda itibaren ortaya serersen tüm hayatını bir
açık kitap gibi sunan insanlar bir süre sonra merak unsurunu
yitirirler. Kendine ait bir dünya sadece senin bildiğin düşünceler
kimseyle paylaşmadığı hedefler olsun. Bu insanlara karşı dürüst
olmamak değildir. Bu ruhunun her köşesini herkese sergilemek zorunda
olmadığını bilmektir. Gizemli bir duruş kendine saygının bir
işaretidir. Başkalarının onayı olmadan da var olabilecek indir. Kendi
iç dünyanda mutlu ve bütün olduğunu göster. Bu da seni daha çekici ve
değerli kılar.
Duygusal bağımsızlığını ilan et, mutlu olmak için bir
başkasının planına muhtaç mısın? Bunu kendine sor bakalım. Ne cevap
alacaksın. Başkasının mesajına muhtaç mısın? Yoksa sen sene yeter
misin? Eğer cevap başkasının mesajına muhtaç isen hissi uyandı isen
kendini kendi iç duygularınla besle. Eğer cevabın ben bene yeterim
diyorsan kendimle her şeyin üstesinden gelirim diyorsan bu senin için
iyi bir yolculuktur.
Bu yazımın devam edecektir. Bu yazıyı tamamladığımda bir
insan kendisiyle mutlu olmanın yolunu bulmuştur. O zaman ruhsal,
zihinsel ve bedensel olarak tekâmül yolunda iyi yoldasın demektir.