Nuri GÜRGÜR

Suriye Devleti Ahmed Eş Şara'nın Liderliğinde Varlığını Herkese Kabul Ettiriyor

Nuri GÜRGÜR

Şam Hükûmetinin ateşkes ilân etmesi, SDG ile 14 maddelik “tam entegrasyon” anlaşmasının imzalanması bütün bölgeyi etkileyecek tarihi bir adımdır. SDG, anlaşma hükümlerine tamamen uyacak mı, yoksa geçen Mart ayındaki sekiz maddelik anlaşmayı yaptığı gibi rafa kaldırmaya mı yönelecek bilemeyiz. Çünkü tam entegrasyona evet derken saydığı kritik isteklerinden vazgeçmiş oluyor. Paralel devlet oluşturma hedefini bırakıyor, Türkiye’nin başından beri istediği PKK’lıların Suriye’den çıkarılmasına razı oluyor. Ayn el-Arab (Kobani) Dakka, Haseki gibi tahkimat yaptığı kentleri Şam Hükûmetine bırakıyor. Deyrizor, Tabka gibi çok önemli petrol ve doğalgaz çıkarılan bölgelerden çekiliyor. Ülkeye giriş ve çıkışlarda yönetim merkezi hükûmetin oluyor. Bunlara karşılık olarak Kürtlere dil, eğitim, yerel asayiş birlikleri oluşturabilme gibi imkânların tanınması entegrasyonu zedeler nitelikte kabuller değildir. Ezcümle bu 14 maddenin uygulanması durumunda Suriye’nin yönetim ve toprak bütünlüğü sağlanmış olacak, PKK güdümünde özerk bir Kürt devleri kurulmayacak.

SDG ve Mazlum Abdi anlaşmayı imzaladıklarını belirten bir açıklama yapmadılar. Mazlum Abdi video mesajında görüşme yapmak üzere Şam’a gittiğini, bütün kazanımlarını koruyacaklarını, buna güçlerinin yettiğini, dönüşte daha geniş açıklama yapacağını ifade etti. Muhtemelen ABD cenahından etkili bir müdahale bekliyor. Çünkü CENTOM Komutanının SDG’yı savunan, Şam’ın operasyonlarını durdurmasını isteyen yazılı bir beyanatı vardı. Fakat Şam yönetimi duymazlıktan geldi; harekâtını plânladığı tarzda etkiyle sürdürdü. SDG’nin direnişlerini kırarak en stratejik ve önemli alanları kendi gücüyle kontrolüne aldı. Bölgede SDG/YPG’nin sürekli sahiplenmeye çalıştıkları Arap aşiretleri Şam rejiminin yanında terör örgütüne karşı durdular. Yani SDG’nin sadece bir kısım Kürtlerden destek aldığını, Arapları kesinlikle temsil etmediğini, YPG baskısından dolayı tercihlerini açıklayamadıklarını gösterdiler. Bu husus Suriye’nin geleceği açısından çok önemlidir. SDG/YPG ve destekçilerinin en fazla 2.5 milyonluk etnisiteye dayanarak 25 milyona yakın bir halka hükmetmeye kalkışmaları; bunun hem sosyolojik hem demografik hem de demokratik açıdan ciddi bir tutarsızlık barındırdığını açıkça göstermektedir.

Güvenlik tehdidi olarak gördüğümüz ve önlemeye çalıştığımız terör devleti oluşturma girişiminin, Suriye Hükûmeti kanalıyla önlenecek olması ülkemiz adına sevindirici bir gelişmedir. Gerçi terör örgütünün ülkemizdeki siyasi ayağı işlevini yapmaya çalışan DEM bu gelişmeye itiraza kalkışacaktır. Eş genel başkanlarının Türkiye’yi küstahça tehdide kalkışan aşağılık ifadeleri elbette unutulmayacaktır. Türkiye, Şam rejimine ve Şara’nın terör örgütüyle mücadelesine açık destek vererek doğru bir tavır aldı. Bu işbirliğinin konunun bundan sonraki aşamalarında da sürmesi Orta Doğu’da huzur ve istikrarın oluşmasının yolunu açacaktır.

Bu yazı daha önce Sn. Nuri GÜRGÜR'ün Sosyal medyasında (Facebook) yayınlanmıştır.
 

Yazarın Diğer Yazıları