Şakir ALBAYRAK Eğitimci&Yazar

Şeriat Karşıtlığı ve Tespitler

Şakir ALBAYRAK Eğitimci&Yazar

Konuyu işlemeye lâzım materyalleri ortaya koymak gerekir ki ŞERİAT kelimesi layığı veçhile anlaşılmış olsun. Bu metnin hazırlanış sebebi bir ayrıştırmaya medar olmak değil, birliğe davettir. Müdevven sözlükler göre bu kelimenin anlamını belirtelim.TDK’nin gözden geçirilmiş, 1974 yılında Bilgi Basım evi tarafından Ankara’da basılmış altıncı baskısına göre şeriat: Kur’an âyetlerine dayanan Müslümanlık yasası. Ferit Devellioğlu’nun Doğuş Lltd.şti. Matbaasında 1970 senesinde basılan Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lügatı’na göre 1. Doğru yol 2-Allah’ın emri 3- Âyet, hadis ve İcma-i ümmet esaslarına dayanan din kaideleri. İlhan Ayverdi’nin beşinci baskı, Kubbealtı Lügatı, Asırlar boyu tarihî seyri içinde Misalli Büyük Türkçe Sözlüğüne göre ise 1-Açık, doğru ve düz yol 2-Herkesin uyması için konan her çeşit kural, kânun, yasa, düzen ve nizam 3-Din.Allah’ın kulları için peygamberleri vasıtasıyla koymuş olduğu iman, ahlâk, ibadet ve hukukla ilgili kural ve hükümlerin bütünüdür. Bilerek ve bilmeyerek veya bilerek ve isteyerek “Şeriat karşıtlığı” akla ve mantığa aykırılıktır. Burada acilen belirtmeliyim ki bazı okuyucularımdan uzun yazdığım için ikaz aldım. İsimlerini yazmadan uyarıları içi çok teşekkür ederim. Bu yazım kısa olacak. Şeriatın ne olduğunu belirledikten sonra mevzuumuza dair, Kur’an’ının bazı hükümlerini burada yazmamız zarurî hâle geldi. İmam Âzam Ebu Hanife’ye göre İslam’a inanmak, kâfirlere farzdır. İslâm’a inananların da İslam’ın gerektirdiği işleri yapması farzdır. Münafıkların ise ihlaslı (samimi) olmaları farzdır. Bu hükümleri cem edersek kafirin de müminin de münafığın da Müslümanca yaşaması gerektiği apaçıktır. Mü'min sûresinin 79. Âyeti,” Bir kısmına binesiniz, bir kısmının etinden de yiyesiniz diye hayvanları sizin için var eden Allah’tır." Elmalılı Hamdi Yazır Mealinde ise hayvanlar bağlamında, “Onları, kendilerinin hizmetine vermişiz de hem onlardan binekleri var hem de onlardan yiyorlar.”

A‘râf sûreinin 31. âyetinde ise “Ey Âdem oğulları! Namaz kıldığınız, ibâdet ettiğiniz her yerde temiz ve güzel elbiselerinizi giyin. Yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.” Burada anlam çok açık.” Ey Müslümanlar!” hitabı yok. “Ey Âdem oğulları!” hitabı var. Metni uzatmayacağımı vaat etmiştim, bitiriyorum. Şeriatın yukarıda verilen anlamlarına göre yukarıda anık üç âyetin hükümleri şeriatın apaçık emirleridir.

Bu âyetlere (Şeriat) göre şeriat karşıtları, binek hayvanlarına binmesinler, etlerinin yenmesi; mübah, mısmıl, helâl hayvanların etlerinden yemesinler.

A‘râf sûreinin 31. âyetinde geçen “Yiyin, için.” Emrine uymasınlar. Bunlar şeriatın gereğidir. İnsan olmanın şartlarından biri samimi olmak mürai olmamak, çifte standarttan uzak durmaktır. “Şeriat istemzük.” feryadıyla yeri göğü inletenler, şeriatın gerektirdiği” yeme, içme” evlenme işini de yapmamalıdırlar. Madem şeriat istemiyorsun, şeriatın icabı olan bu işlerin hiçbirini yapmaman lazımdır. Bu da yetmez, Allah’ın yaratmasıyla doğup yaşayıp ölüyorsun. Bu doğma yaşama ve ölme üçlüsüne de uyma, vesselâm. 
 

Yazarın Diğer Yazıları