2025'in İklim Gerçekleri
2025, Türkiye ve dünyada iklim krizinin artık uzak bir gelecek senaryosu değil, günlük yaşamın yakıcı bir gerçeği hâline geldiği yıl olarak kayda geçti.
2025’in Türkiye’de Rekor Kıran İklim Olayları
25 Temmuz’da Silopi’de ölçülen 50,5°C ile tüm zamanların ulusal sıcaklık rekoru kırılırken, ülke genelindeki 132 meteoroloji istasyonunda Temmuz ayına ilişkin en yüksek sıcaklık değerleri kayıtlara geçti. Sıcak hava dalgaları yalnızca termometreleri değil, su kaynaklarını da etkiledi. Yıl boyunca yağışlı gün sayısı uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 14 azalarak 86 güne düştü ve toplam yağış miktarı son 52 yılın en düşük seviyesine geriledi. Kuraklığın etkisi ile, Haziran ve Temmuz aylarında 53 şehirde çıkan yangınlarda 80 bin hektar alan kül oldu ki; bu büyüklük, yaklaşık olarak Yalova’nın yüz ölçümü kadar. Bununla beraber, yağış düzensizliği olağandışı yağışları da beraberinde getirdi. Eylül ayında bir günde Rize’ye düşen 161,8 mm yağış, sel ve heyelanlara yol açtı. Mevcut şartların devam etmesi durumunda 2026’da su kesintileri gündemde olacak.
Atık Yönetimi ve Döngüsel Ekonomi
İklim değişikliği ile mücadelede atık yönetimi uygulamaları büyük önem taşıyor. Türkiye, yenilikçi su yönetimi ve ileri arıtma teknolojileri, Sıfır Atık projesi, katı atıkların değerlendirilmesi ve atıklardan enerji eldesi projeleri ile hem karbon ayak izinin azaltılmasına hem de kaynak verimliliğinin artırılmasına katkı sağlıyor. Ülkemiz ayrıca 2026’da düzenlenecek COP31 iklim zirvesine ev sahipliği yaparak, sürdürülebilirlik ve çevre politikalarının küresel ölçekte tartışılmasına öncülük edecek.
2026: Hazırlık ve Mücadele Yılı
Avrasya’nın Lider Çevre Teknolojileri Fuarı IFAT Eurasia organizatörü ve EKO Fuarcılık Fuarlar Müdürü Namık Sarıgöl, 2025’in bilançosuna ilişkin değerlendirmesinde iklim krizinin artık bir öngörü değil, doğrudan yaşanan bir gerçeklik hâline geldiğini vurguladı. Sarıgöl, çevre teknolojilerinin bu süreçte üstlendiği kritik role dikkat çekerek şunları söyledi:
“İklim krizinin somut ve yıkıcı etkileri, çevre alanındaki çözüm uygulamalarının ertelenemez hâle geldiğini gösteriyor. Atığı bir problem olarak algılamayı bırakıp, etkin atık yönetimi planlamaları ile ham madde ve enerji ihtiyacımızı azaltan, iklim değişikliği ile mücadeleye destek veren, istihdam ve döviz açığı başlıklarında iyileştirmeler sağlayan milli servet olarak görmemiz gerekiyor. IFAT Eurasia, bu ihtiyaçlara yanıt verebilecek ulusal ve uluslararası paydaşları bir araya getirerek, sürdürülebilir ve uygulanabilir çözümlerin paylaşılmasına zemin hazırlayacak en önemli platform.”
İki yılda bir düzenlenen ve IFAT Münih ile dönüşümlü olarak gerçekleştirilen IFAT Eurasia 2025, 14 ülkeden 240 katılımcıyı ve 74 ülkeden yaklaşık 10 bin nitelikli ziyaretçiyi İstanbul’da buluşturdu. Su, atık su ve katı atık yönetimi başta olmak üzere çevre teknolojileri uygulamalarının sergilendiği fuar, Türkiye’yi bölgesel bir çekim merkezi hâline getirerek global arenadaki görünürlüğünü güçlendirmeye devam ediyor.
IFAT 2026, 4–7 Mayıs tarihleri arasında Münih’te düzenlenecek.