Bilge Dede 'Cesaret Ve Akıl İle Birleşen Yürek, En Büyük Silahımızdır.' Diyor… - Cengiz Demirci

Bilge Dede 'Cesaret Ve Akıl İle Birleşen Yürek, En Büyük Silahımızdır.' Diyor…


Bir varmış, bir yokmuş. Uzak diyarlarda, yüksek dağların ve geniş bozkırların arasında yer alan Doğu Türkistan adlı bir memleket varmış. Bu memlekette Ahmet adında cesur ve akıllı bir delikanlı yaşarmış. Ahmet, doğduğu toprakları ve halkını çok severmiş. Ne var ki, bu güzel topraklar uzun zamandır Çin İmparatorluğu'nun ağır zulmü altında inlermiş.

Çin askerleri, köyleri basar, halkın özgürlüğünü kısıtlar ve kültürlerini yok etmeye çalışırlarmış. Ahmet, çocukluğundan beri bu zulmü görmüş ve her geçen gün yüreğinde büyüyen bir öfke ve direniş ateşiyle yanmış. Bir gün, zulmün dayanılmaz hale geldiği bir zamanda Ahmet, köyündeki bilge kişiyi ziyarete gitmiş. Bilge kişi, köyün en yaşlısı ve en bilge insanıymış. Ona danışmak istemiş:

"Bilge dede, bu zulmü nasıl durdurabiliriz? Halkımızı nasıl kurtarabiliriz?" diye sormuş Ahmet.

Bilge dede, uzun beyaz sakalını sıvazlayarak derin bir nefes almış ve Ahmet'e dönmüş:
"Evlat, cesaret ve akıl ile birleşen yürek, en büyük silahımızdır. Ancak birlik olmadan hiçbir şey başaramayız. Senin görevin, halkı bir araya getirip direnişi örgütlemektir. Eğer yüreğinde gerçekten inanıyorsan, başarabilirsiniz."

Ahmet, bilge dedenin sözlerinden güç almış ve hemen harekete geçmiş. Köy köy dolaşarak, insanların özgürlük ve onur için birlikte mücadele etmeleri gerektiğini anlatmış. Başlarda insanlar korkmuş, çekinmiş. Ancak Ahmet'in cesareti ve kararlılığı onları da etkilemiş ve kısa sürede halk arasında bir umut ışığı belirmiş.

Gizlice toplantılar düzenlemişler, planlar yapmışlar. Ahmet, direnişin lideri olarak herkesin saygısını kazanmış. Günler, haftalar geçmiş ve sonunda Ahmet ve halkı, Çin askerlerine karşı büyük bir direniş başlatmış. Dağların ve bozkırların sakladığı cesur insanlar, düşmanlarına karşı amansız bir mücadele vermişler.

Bu savaş, sadece silahla değil, aynı zamanda akıl ve stratejiyle de yürütülmüş. Ahmet, halkının tarihini ve kültürünü yaşatarak onlara moral vermiş, düşmanlarının taktiklerini çözmüş ve onları yenilgiye uğratmış. Uzun ve zorlu bir mücadelenin ardından, Doğu Türkistan halkı özgürlüğüne kavuşmuş. Çin zulmü sona ermiş ve halk, yeniden huzur ve barış içinde yaşamaya başlamış.

Ahmet'in adı, Doğu Türkistan'ın dört bir yanında bir kahraman olarak anılmış. Herkes, onun cesaretini ve liderliğini örnek almış. Ahmet, halkının özgürlüğü için verdiği bu büyük mücadeleden sonra, bilge bir lider olarak yaşamış ve tüm ömrünü halkına hizmet etmeye adamış.

Böylece, Ahmet ve Doğu Türkistan halkı, cesaret ve birliğin gücüyle zulmü yenmiş ve özgürlüğe kavuşmuşlar. Onların bu destansı mücadelesi,   sonsuza kadar devam etmiş Türk esaret altında yaşayamaz...
 

[email protected]

YAZIYI PAYLAŞ!

Yorumlar / 1

  • Ertuğrul aytmatov | 02 Temmuz 2024 19:59

    İşte böyle eserler arıyor bu millet teşekkürler geçmişini bilmeyen bir millet geleceğe yön çizemez

YAZARIN SON 5 YAZISI