AÇI SÖYLETME TOKU TEPRETME - Masal Köşesi

AÇI SÖYLETME TOKU TEPRETME


  Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde. Deve tallal iken ,pire berber ,koyun süt  içerken. Sütü koyun içerse, Çocuk  yemeden kaçarsa, masalcı mesal anlatırsa. 
  Cok eski zamanlarda küçük bir evde Hatun Teyze varmış. Kimi kimsecikleri pek yokmuş. Evlatlarını evlendirdikten sonra elini eteğini çekmiş hayattan, oturur örgü örer ve arada bahçesinde olan kuzusuyla hoş sohbet edermiş, yemini verirmiş.Az tutuklusu dersiniz,cimrimi dersiniz, eli gitmiyor mu vermeye dersiniz artık bilmem ama  bu biraz fazla tutumlu,pintiymiş
 Gel zaman  git zaman ördükleri örgüleri ne yapıp yapmayacağı konusunda karar vermeyi düşünürken ;tam o anda camın önünde bir ses duymuş. Kalkması da zormuş Hatun teyzenin. Yerinden tepreşmemiş.Azcık zaman sonra yine bir tıkırtı duymuş. Kalkıp bakayım demiş. 
 Gelmezsin ki gelelim
 Durmasını bilirim
 Korkma bizden teyzem
 Vereceğini ver gidelim
 Diyen bir  fare. Ne verebileceğini düşünürken, önüne yanlızca ekmek verebileceğini düşünmüş. Getirmiş, dökmüş camın önüne. 
  Doymamış. Olmamış. 
Elinde örgümüdur.
Dilinde sevgimidir.
Niye böyle esirgersin 
Sendeki kıymetlidir. 
  "Allah Allah 
Nerden çıktım başıma. 
Göz mü diktin  ekmegime aşıma."
Demiş Hatun Teyze.
Fare gittikçe sinirlenmiş.
  Hatun Teyze kızdırmak istememiş. "Tamam "demiş."Alt tarafı bir lokma ekmek .Bundan zengin de olmam fakirde.."diye düşünmüş.Vermis hem ekmekten,hem aşından.
  Sabah olmuş. Harmana gidecekmiş.ot dirip kuzusuna   getirecekmiş .Pek de gözü kesmiyormuş ama neyse gıldırlana gıldırlana yola koyulmuş. 
  Yolun kenarında bir kaplumbağa. "Sen mi yavaşsın ben mi tosbağa."diye sormuş .
 "Ezem,can ezem ,hele sen gel niye naz edersen, bir yola bundan sonrası için birlikte koyulalım bu yola.Sen mi yaman ,ben mi yaman? Demiş. 
Hatun Teyze  kabul etmiş ama kazananın ne edeceğini sormuş kaplumbağaya. 
 Kaplumbağa kazananın her gün yediği ekmekten birazını ,içtiği sudan  bir üsküre kapısının önüne koyacakmış.
  Kaplumbağa bilirmiş Hatun teyzenin yerinden hep kalkmada erindiğini, hem de cimri olduğunu. Bunu yaparken aslında ona iyilik yapacakmış. 
 Sonunda anlaşmışlar . Başlamış ikisi de tintin gitmeye.
  Az ilerde fare görmüş Hatun teyzeyi.  .Yediği ekmeği de unutmamış. Hatır bilirmiş bizim fare.
 Yolun ilerisinde dikenler varmış . Kemirmiş kemirmiş.Un haline getirmiş. 
 Gelelim bizim yarışcılara.az gitmişler uz gitmişler.Kah dinlemişler, Kah konuşmuşlar , kah kavga etmişler.Neyse unutmuşlar yarışı. 
 Bir de bakmışlar ki önlerinde varacakları. Söğüt ağacı. En iyisi Uyuyalım altında. serindir demişler. Ama açlık susuzluk tak etmiş. Teyzenin canına. Uyuyamamış. Yol ırak bitmez.Bu açlık çekilmez diye düşünmüş. Söğüt ağacı serindir.Uykusu derindir.Uyumuşlar. Kalktıklarında  yolun sonuna yakın olduklarının farkına varmışlar.
En iyisi ne sen ne de ben  önce bitirsin.Bu yarışın kazananı  ikimiz de bundan sonra yoldaş olalım" demiş .Bizim Hatun Eze.
 Söğüt ağacındanmıdır  nedir bilinmez karınları sanki tok yürekleri serinmiş. 
 Gökten üç elma düşmüş biri veren ele,biri alan ele, biri de hem gülene hem söylenene

[email protected]

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
28Haz

AÇI SÖYLETME TOKU TEPRETME

24Eyl

ÇUBUK ALİ

05Ağs

DENİZKESTANESİ.

26Tem

ACIDAN ÖĞÜT

19Nis

Lavanta Çiçeği ve Mutluluk